13 Ağustos 2014 Çarşamba

Şeyh Said'in adı,Diyarbakır'da idam edildiği meydana verildi.

( Bu haberi 13.08.2014 tarihli Gerçek Gündem gazetesinin internet portalında okudum. )


Insan yaşadıkça tarihin nasıl da şekillendiğine tanık oluyor.
Bu karar belediyenin AKP ve BDP li tüm üyelerince ortak olarak alınmış.
Yanlış hatırlamadıysam Şeyh Said 1925 de asılmıştı.Demek aradan yaklaşık 90 yıl geçmiş. Eğer yaşıyorsa Said'in belki de 3-4 kuşak sonrası torunları nezdinde ,iade-i itibar yaşandı,demektir.
Haberde yeralan eski adı Dağkapı meydanının fotoğrafında alana bakan büyük ve  posterli bina, belki de orduevi.Eğer öyleyse daha da anlamlı.
Demek zulüm ile abad olunmazmış.
Şeyh Said'i asanlar aslında Kürt ulusçuluğunun da tohumlarını ektiler.
Osmanlı millet sisteminde Kürt etnisitesi ,Fransız devrimi milliyetçiliğinden pek az etkilenmişti.
Bilindiği üzere Osmanlı devletinden ayrılmayan,kopmayan belli hacimdeki tek millet, Kürtler idi.
Kürtlerin Osmanlı devleti yıkılana dek devlete bağlı kalmasının ve ulusçu ayrılıkçı cereyanların çok sınırlı kalmasının birçok nedeni var idi. Kürt halkında varolan İslam dinine bağlılık ve buna dayalı olan ümmetin birliği kavramı başlıca ve birinci neden idi. Tabii, ayrıca Batı eğitimli ideoloji taşıyıcı aydın zümresinin azlığı , coğrafi nedenler, vs. birçok nedenler sıralanabilir.
Türk ulusçuluğunu baz alan yeni kurulan Cumhuriyet rejiminin daha yeni kurulduğu  henüz 2. yılında        önemli bir Kürt şeyhinin bilinçli bir şekilde isyana provake edilmesi ve sonucunda idam edilmesi, Kürt ayrılıkçılığının da tohumlarını attı.
Ne oldu,sonuçta?
Bugün ulusçular Diyarbakır'da değil efelenmek, değil tahriklerle adam asmak ,serbestçe bile dolaşamaz haldeler.
Keza ulusçu partilerin Kürt diyarlarındaki oy oranları marjinal alt rakamlarda.



Hiç yorum yok: